DOLAR 6,8612
EURO 7,7521
ALTIN 392,22
BIST 8,5740
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 35°C
Sıcak

Osmanlı’dan miras: Yeşil Külliyesi

Osmanlı’dan miras: Yeşil Külliyesi
09.05.2020
679
A+
A-

Yeşil cami, medrese, imaret, türbe ve hanlardan meydana gelmektedir. Bulunduğu semte adını vermekte olan külliyenin banisi Çelebi Sultan Mehmed’dir. Yeşil Cami adıyla meşhur olması tarihi vesikalarda İmareti-Sultan, İmareti-Sultan Çelebi Mehmed Han gibi isimlerle anılmasıyla cami ve türbedeki, medresedeki çinilerden dolayı meşhur olmuştur. Banisinin, mimarının, süsleme programını yapan nakkaş başının, mihrap çinileri ustalarının, hünkâr mahfilindeki çinilerin ustasının ve ahşap işçiliklerini yapan ustanın adını veren altı adet kitabesiyle külliye Osmanlı mimarisinde tek örnektir. Sultan I. Mehmed dedesi I. Murad’ın şehrin batısında ve babası Yıldırım Beyazıt’ın şehrin doğusunda külliye inşa ettirmiştir. İnşa ettirdiği külliyelerden sonra kendi külliyesini ’de şehrin tam ortasında, ovaya hakim olan bir tepe üzerine yaptırmıştır. Çelebi Sultan Mehmed kardeşlerini bertaraf etmiştir ve devleti yeniden oluşturmuştur.

Edirne, Dimetoka, Merzifon gibi yerlerde mimari eserler inşa ettirmişse de içlerinde en mükemmeli bu külliyenin camisi ile türbesidir. Şehrin diğer yapıları ve şehrin süliyetinde Yeşil caminin önemli yeri bulunmaktadır. Yeşil Cami planı ve çini süslemeleriyle Tebriz’de bulunan Gökmescid’e çok benzemektedir. Ankara (1402)-Timur Savaşında Yıldırım Beyazıt’ı mağlup etmiştir. Sonrasında Tebriz’e dönerken bazı Osmanlı alimlerini ve sanatkarlarını da yanında götürmüştür. 1405’te ölünce bunlar geri dönerken beraberinde Tebriz’den bazı sanatkârlarını geri getirmiştirler. Bu sanatkârların caminin planlanmasına ve kitabelerdeki ibarelerin seçimine yardımda bulundukları, özellikle de çinilerini imal ettikleri anlaşılmaktadır.

Külliyenin binaları iki taraftan derin bir yarla çevrilen arsa ve bir taraftan dere üzerine yerleştirilmiştir. Caminin inşasına 817’de (1414) başlanmıştır. Külliyenin merkezinde yer almaktadır. Caminin taç kapısı üzerindeki celi sülüs yazılı, üç satır halinde bütün sarayı dolaşan, eşine az rastlanır uzunlukta bir metne sahiptir. Kitabesinde banisinin Çelebi Sultan Mehmed olduğu ve inşaatın Zilhicce 822’de (Aralık 1419) tamamlandığı kaydedilmektedir. Yine Taç kapının iki tarafındaki kartuşlardan sağdakinin üzerinde “râkımühû ve nazımühû ve mukanninü  kavânînihî”, soldakinin üzerinde “Hacı İvaz b. Ahî Beyazıt” ibareleri görülür. Bu ibarelerden, Hacı İvaz Paşa’nın binanın planlarını ve hesaplarını da yaptığı anlaşılmaktadır. Yeşil Cami’ye bir son cemaat yeri eklenmesi düşünülmüştür. Bunun için cephe duvarlarında kemer üzengileri hazırlanmıştır. Yapının sağında ve solunda setler düzenlenmiş sonra bundan vazgeçilmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.