DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,54
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 17°C
Az Bulutlu

Bursa’nın 700 yıllık zenginliği: Orhangazi Külliyesi

Bursa’nın 700 yıllık zenginliği: Orhangazi Külliyesi
09.05.2020
733
A+
A-

Bursa Bizans döneminde kale içinde sıkışmış küçük bir kasaba görünümündedir.

Bursa’nın fetihten sonra büyütülmesi sırasında Gökdere’nin yatağı değiştirilerek elde edilmiştir. Elde edilen araziye ilk olarak cami, medrese, imaret-zaviye, han, hamam ve mektepten oluşan Orhan Gazi Külliyesi yaptırılmıştır. Etrafı çevrilen külliyenin duvarları daha sonra bütün aşağı şehrin tümünü koruyacak şekilde genişletilmiştir. Bu duvarlara belgelerde “aşağı hisar” diye anılmaktadır.

Külliye binalarından hamam (Aynalı Çarşı), cami, han olup bunlar bakımlı durumdadırlar. Medresenin yerine bugünkü belediye dairesi yapılmıştır yanında da Hudavendigar Valisi Mahmud Celaleddin Paşa tarafından bir bahçe tanzim edilmiştir. Bu mektep 1855 yılında yıkılmış ambar ve imaret az zarar gördüğünden dolayı tamir edilmiş olsa bile günümüze ulaşmamıştır.

Lakin imaretin 1906-1907 tarihinde mevcut olduğu, belediye dairesinin alt tarafında bulunduğunu, talebelere ve yoksullara ekmek pilav ve zerde verildiği kaydedilmiştir. Cami Bursa’da zaviyeli/tabhaneli planda yapılan ilk eser olarak bilinen Orhan Camii mihrap ekseninde arka arkaya iki kubbeye sahiptir. Ve yanlarda iki adet eyvana ve son cemaat mahalline sahiptir. Duvarların düzgün görünümü için silisli moloz taş ve tuğla ile işlenmiştir. Aralarına düşey tuğlalar konularak duvarların düzgün görünümü bu şekilde sağlanmıştır.

Duvar yüzeyleri, her cephede zeminden kirpi saçağa kadar iki adet sivri kemerli silmeyle hareketlendirilmiştir. İçlerine tek veya altlı üstlü iki pencere açılmıştır. Kirpi saçakla çevrelenen beş gözlü, sivri kemerli son cemaat yeri revakının iki yandaki bölümleri aynalı tonozla, diğerleri kubbe ile örtülüdür. Ortadaki bölümün kubbesi diğerlerinden daha yüksek tutularak Türk üçgenlerine oturtulmuştur.

Kemer ağzının tuğla süslemeleri de iyice belirtilmiştir. Kemer gergileri aslında meşe ağacından iken Mimar Leon Parvillee’nin 1864 yılında yaptığı onarımda Fransız tipinde kamalı demirlere dönüştürülmüştür. Revakın iki ucu devşirme sütun ve başlıklara oturan ikiz sivri kemerli olup tuğla süslemeli alınlıklarla yan cephelere de tuğladan güneş kursu motifleri işlenmiştir. Beden duvarları almaşık iken son cemaat yerinin ayakları tamamen kesme taştan, üst tarafı da üç sıra tuğla ve bir sıra kesme taşla örülüp binanın ön yüzüne anıtsal  ahenkli bir görünüş kazandırılmıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.